Best FM pop
 Slow Türk slow
 Kral FM arabesk
 Power Türk pop
 Joy Türk slow
 Efkar arabesk
 Number One Türk pop
 Slow Time slow
 Baba Radyo arabesk
 Süper FM pop
 Metro FM yabancı
 Aşk FM arabesk
 Show Radyo pop
 Number one FM yab.
 Damar FM arabesk
 Radyo Müzik pop
 Radyo Mydonose yb.
 Ravza FM dini
 Pal FM pop
 Joy FM yabancı
 Semerkand Radyo din
 Radyo Müzik pop
 Virgin Radio yabancı
 Bayram FM dini
 Alem FM pop
 Radyo Voyage yab.
 Akra FM dini
 Radyo D pop
 Radyo 7 Türkü türkü
 Lalegül FM dini
 Radyo Viva pop
 Radyo 7 Sanat sanat
 Lig Radyo spor
 Radyo Banko oyun ha.
 Ostim Radyo türkü
 Radyo Spor spor
 Can Radyo oyun havası
 Radyo Alaturka sanat
 Ntv Spor spor
 Radyo Seymen oyun
 Radyo Ekin türkü
 İmbat FM arabesk

Bu Blogda Ara

Radyo Energy

Radyo Energy canlı dinle, hit kaliteli müziklerle günün her anında ritmi yakalayabileceğiniz radyo. Beni daha fazla rahatsız etme. Sayende kabus görüyorum. Ama, Françoise... Evet, ben Françoise. Hatırlasana, bana demiştin ki... Ama... Geçen gece bana demiştin ki... Ağlıyor musun? Ağlıyor musun? Evet, acı çekiyorsun. Hayır, acı falan çekmiyorum. Françoise, hatırlasana... Sana evlenme teklif etmiştim. Biliyorum da, çalışmıyor işte. Hatırlıyor musun, Françoise? Çalışmıyor! Bekle. Şimdi söyleyeceğim. Oldu galiba. Canımı sıkmaya başladın ama. Rica ederim uyu artık. Bu şaka çok uzadı. Ama, Françoise... Françoise! Salak! EVAN EVANS VE DANS GRUBU ROMA Bu da ne? Müdür Bey! Müdür Bey! Şuraya bakın.... Hop, gitti! Nedir bu? Pietro. Bakın, servis asansörüne biniyor. İşte, aşağıda. Büyük bir hata yapıyorsunuz. Kontratımızı hatırlayın. Tüm personelin bayan olması gerekiyordu. Sizi dinliyorum! Rahat olun, onun çocuğu var. Sizce bu, güven verici mi? Tamam. Onu . kata göndereceğim. . kata göndereceğim... Pekala, onu kovuyorum. Fikrimi değiştirdim. Ben gidiyorum! Hayır, Bay Evans, hayır... Kontrata göre, . katın tümünü bize ayırmanız gerekiyordu. Öyleyse, şu böğürerek Rigoleto'yu söyleyen kim? Kendini Caruso zanneden, otelin yaşlı bir müşterisi. Onu da gönderiyorum. Yerine, kendini Sarah Bernhardt zanneden... ...yaşlı bir kadın getireceğim. Benimle dalga mı geçiyorsunuz? Bakın Bay Evans, yapabileceğim tek şey, onu da göndermek olabilir. Öyleyse, ben gidiyorum. Hayır, Bay Evans, dinleyin! Ben de kendimi gönderiyorum. Hayır... Bakın! Pietro. Şimdi buradan geçti. Artık oradan geçecek. Bay Evans... Kızlarımı görüyor musunuz? Onların ihtiyacı olan tek şey, ahlak. Sadece ahlak. Erkek olmayacak. Onların etrafında sadece bayanlar olacak! Öyleyse, şuraya bakın. İşte bir bayan. Çok hoş... Gerçekten çok hoş... Vay canına, çok büyükmüş. Öyle olması gerekiyor. Evet. Bunu kim yaptı? Ben yaptım. Doğru mu bu? Evet. Durun bakayım... Tabii ya. Tıpkı size benziyor. Kızlar, gelin bakın. Ne kadar güzel. Şuna bir bakın. Ve onu, bu bey yapmış. Çok hoş, değil mi? Bakın. Kız kardeşlerim, kız kardeşlerim! Bu da ne demek oluyor, kız kardeşlerim? Bunlar rahibe! Ne dedi bu? Haydi, kız kardeşlerim. Şunlara bak! Haydi, hop! Günaydın. Günaydın. Canım benim... Günaydın. Artık bebeği almalısınız. Çünkü, kocam çok sinirli bir adam. Zavallım. Sinirleri, bu şehir ortamına daha fazla dayanamıyor. Ne yazık ki annesinin evi Sardegna'da. Onun için, çocuğu hemen buradan götürmeniz gerekiyor. Hemen mi? Hemen götürmem mümkün değil. Önce, başka bir sütanne bulmam gerekiyor. Ne zaman peki? Yarın. Yarın. Yarın mı? Yarın, evet. Teşekkür ederim. Roma'da çalışmaya başladım. Sonra, o çocukla tanıştım. Sonra da... Söylemek pek kolay değil. Ama, tahmin etmek kolay. Seni terkettiğine bahse girerim. Evans, erkekler konusunda haklı. Bunu öğrendiğinde ne olur, düşünebiliyor musun? Ve yarın, ufaklığı almak zorundayım. Yeni bir sütanne bulana kadar, onu birkaç gün yanında tutmak zorundasın. Sanırım bir fikrim var. Onu, Evans'ın odasına bırakacağız. Günaydın, Bay Evans. Bu sabah nasılsınız? Yorgunum. Bana bir kuş takliti yap. Tamam, şimdi çok iyiyim. Çabuk ol. Evans geldi. "Beyefendi... "Son Roma seyahatinizde, yeğeniniz tarafından iğfal edilmiş biri olarak... "...küçük oğlumuzu size emenet ediyorum. "Onu, sefaletten ancak siz kurtarabilirsiniz." "Yeğeniniz tarafından..." Aşağılık herif. Evet! Evet! Tamam, tamam! İçeri girmeyin! Bu ne? Çayınız, efendim. Defol git!.. Hayır, bekle! Bana kuş takliti yap! Çabuk! Devam et. Teşekkür ederim. Şimdi defol. Sus, sus... Gel bakayım buraya. Gel. Tamam, bitti. Bitti. Tamam, bitti. Artık ağlama. Şimdi babanı çağıracağım. Alo, Philippe? Biraz buraya gelebilir misin? Hayır, önemli birşey yok. Yok birşey, yok birşey. Ağlama artık, geçti, geçti. Bitti, geçti, geçti. Birazdan baban gelecek. Nasıl iyi bir adam olduğunu göreceksin. Philippe, sen misin? Gir içeri! Bu da ne böyle? Küçük bir bebek. Kız mı? Hayır, erkek. Senin oğlun. Benim oğlum mu? Senin oğlun. Tut. Oku şunu! Nasıl? Oku dedim! Oku şunu, haydi. Haydi! Doğru mu bu? Doğru mu? Doğru mu, değil mi? Demek ki doğruymuş.