Best FM pop
 Slow Türk slow
 Kral FM arabesk
 Power Türk pop
 Joy Türk slow
 Efkar arabesk
 Number One Türk pop
 Slow Time slow
 Baba Radyo arabesk
 Süper FM pop
 Metro FM yabancı
 Aşk FM arabesk
 Show Radyo pop
 Number one FM yab.
 Damar FM arabesk
 Radyo Müzik pop
 Radyo Mydonose yb.
 Ravza FM dini
 Pal FM pop
 Joy FM yabancı
 Semerkand Radyo din
 Radyo Müzik pop
 Virgin Radio yabancı
 Bayram FM dini
 Alem FM pop
 Radyo Voyage yab.
 Akra FM dini
 Radyo D pop
 Radyo 7 Türkü türkü
 Lalegül FM dini
 Radyo Viva pop
 Radyo 7 Sanat sanat
 Lig Radyo spor
 Radyo Banko oyun ha.
 Ostim Radyo türkü
 Radyo Spor spor
 Can Radyo oyun havası
 Radyo Alaturka sanat
 Ntv Spor spor
 Radyo Seymen oyun
 Radyo Ekin türkü
 İmbat FM arabesk

Bu Blogda Ara

Fenomen Pop

Fenomen Pop, Canlı Fenomen Pop FM Dinle kesintisiz yayın...
Radyolar, bir şey al. Ne istersin? O bisikletçilerin birbirlerinin poposunu ellemesinin Radyo dinle zihnimden silinmesini. Radyolar, hadi bir şey al. Sen böyle şeylere bayılırsın. Bunu yapacaksın, değil mi? Neyi? Oteli Mike Armstrong'a satacaksın. Avro. Harika. Oteli Mike Armstrong'a satacaksın. Sonra harika bir hayat süreceksin ve ben işsiz kalacağım. Sevgili bulmak konusunda çok etkileyici bir özellik olur. Match.com'da bize ait küçük bir bölüm var. Radyolar, kes şunu. Muhtemelen anlaşmayı kabul etmeyeceğim. Etmeyecek misin? Burası benim otelim. Burayı seviyorum. Sadece şımartılmak eğlenceli. Prescriptives nemlendirici losyon gönderecek kadar seni istemesi de. İyi. Sen öyle diyorsan. Radyolar, tamirci geldi mi? Gevşek tırabzan beni rahatsız ediyor. Gelmedi. Onu tekrar arayayım mı? Hayır. Unut gitsin. Luke'u ararım. Gelip tamir eder ve bana sadece gururuma mal olur. Sizin ne kadar harika bir ilişkiniz var. Ve geri sayım devam ediyor. dakika daha millet. Bu heyecana dayanabilir misiniz? Ben dayanamayacağımı biliyorum. Sadece dakikam var. Ne lazım? Yukarıda bir tırabzan gevşemiş. Tamam. numaralı odadaki pencere sıkışmış. Ahır kapısı da yine yerinden çıkmış. Havalı matkabını getirdin mi? Sadece dakikam olduğunu söylediğim kısmı duydun mu? numaralı odanın penceresi sıkıştı. Gidelim. Ama onu çabuk tamir edersen tırabzan da hemen yolunun üstünde. Ona da bir bakabilirsin. Bunlar da ne? Bu benim büyük, havalı hediyem. Kimden? Mike Armstrong'dan. Mike Armstrong da kimin nesi? Diğer sevgilim. Woodbury'de lokantası var. Bu şekilde öğrenmeni istememiştim. Durham Group. Evet. Burayı almak isteyen otel zinciri. Sana neden hediyeler gönderiyorlar? Ya tırnak etlerim için gereğinden Radyo dinle fazla endişeleniyorlar ya da bensiz yaşayamıyorlar ve Radyo dinle tekliflerini kabul edeyim diye yalvarıyorlar. Oteli alma tekliflerini mi? Evet. O toplantıya gittiğimden beri peşimdeler. Ne toplantısı? Mike Armstrong'la olan toplantı. Mike Armstrong'la toplantı yaptığını bilmiyordum. Evet biliyordun. Hayır, bilmiyordum. Evet, biliyordun. Mike Armstrong'la toplantı yapmamı sen söyledin. Biliyorum ama sen bir şey söylemeyince konu kapandı sandım. Mike Armstrong'la görüştüm. Ve? Ve ne? Ne oldu? Hiçbir şey. O konuştu, ben dinledim. Ona düşüneceğimi söyledim. Düşüneceğini. Evet. Oteli satmayı. Oteli sattıktan sonra ne olacak? Onların şirketinde danışman gibi bir şey olacağım. İstediğin bu mu? Bilmiyorum. Bu işi kabul edecek misin? Muhtemelen hayır. Hâlâ kafa yoruyorum. Kafa mı yoruyorsun? Kafa yoruyorsun. Hâlâ kafa yoruyormuş. Neden bu kadar kızdın? Kızmadım. Sadece hâlâ kafa yorduğuna inanamıyorum. Gerçekten oteli satmayı, bir işe girmeyi düşünüyorsun. Onların ofisi nerede? Birkaç tane var. Ben tam olarak nerede olacağımı bilmiyorum. Sorman gerekmez mi? Söyledim ya, kafa yoruyorum. Seni herhangi bir yere gönderebilirler. Luke. Bir de seyahatler var. Seyahat de var, değil mi? Evet. Hayır. Bilmiyorum. Neden deliriyorsun? Peki ya çocuklar? Hangi çocuklar? Hiç. Boş ver. Unut gitsin. Ben pencereyi tamir edeyim. Luke. numaralı oda, hallediyorum. Anne? Benim, Lane. Yüzde indirim bölümündeyim. Rahatsız ediyor muyum? Hayır ama onların uyku saati geçti. Bu espriydi. Havandasın. İyi bir gün geçirdim. Çok şey sattın mı? Faturaları görmek ister misin? Hayır. Envanter defterimi? Hayır. Anne, havadan sudan konuşuyordum. Çay ister misin? Hayır. Sadece sana bir şey söylemek istedim. Tamam. Bana bir şey söyle. Grup dağılabilir. Monotonlaştık. Hız kazanmak için yeteri kadar iş alamıyoruz. Bilmiyorum, yürümüyor işte. Anlıyorum. Eve dönmek zorunda kalabilirim. İzin verirsen, gerekli gördüğün Radyo dinle bütün kurallara uymam gerekeceğinin farkındayım. Seventh Day Adventist College lafının da çıkacağını biliyorum. Yarın alışverişe çıkıp, Peter Pan yakalı gömlekler alırım. Artık grup yok mu? Artık grup yok. Sen benim yetiştirdiğim kız değilsin! Ne? Kimler pes etmez. Affedersin, affedersin. Otel çok dolu. Bu bisikletçiler havuç yemeyen tavşanlar gibi. Çok fazla şeker. Şeker. Formda kalma olayından hiç çakmıyoruz. Açlıktan ölüyorum. Ben de. Finalin nasıl geçti? İyi geçti. Toplanman bitti mi? Toplandım, her şey kutulandı.