Ana Sayfa » , » Radyo En Bursa

Radyo En Bursa

Radyo En Bursa, Radyo En Dinle, Radyo En Türkü , Türk Halk Müziği Sevenlerin Radyosu...




Radyo En

Radyo En
(Radyo Dinle): GÜNÜMÜZDE İSTASYON Ama, eğer tren az yükle gelmişse, bunun anlamı gecikmesiz imha demekti. Bizler, yani “Radyo En Dinle”, biliyorduk ki, ortada tren olmaması bizim ortadan kaldırılmamız anlamına geliyordu. "Gizli Detay" tam bir kriz ortamında yaşıyordu. Her gün, binlerce masum insan gözlerimizin önünden yürüyüp geçiyor ve baca dumanında kayboluyordu. İnsan olmanın ne anlama geldiğini kendi gözlerimizle görerek kavramıştık gerçekten de. Geçtiler öylece, erkek, kadın, çocuk, masumlar. Aniden ortadan kayboldular ve dünya bundan söz etmedi bile! Terk edildiğimizi hissetmiştik. Dünyanın ve insanlığın bizi terk ettiğini. Ama koşullar, bize hayatta kalma olasılığının ne anlama geldiğini tam olarak öğretmişti. İnsan hayatının hesaplanamaz değerini ölçebileceğimizi. İnsan yaşadığı sürece asla bırakmayacağına kani olmuştuk. Yaşamın olduğu yerde umut etmeyi asla bırakmamak gerek. İşte bu yüzden, o meşakkatli günler, haftalar, aylar, yıllar boyunca mücadeleyi bırakmadık. Hayatta kalıp bu cehennemden kurtulma umuduna sımsıkı tutunarak. O vakitlerde, yani Ocak, Şubat, Mart'ta nakliyatlar kesilmişti. Trenler olmayınca Hit Müzikler hüzünlü bir yer mi oldu? Radyo Dinleler hüzünlü oldular demezdim şahsen. Şeyin farkına vardıklarında öyle oldular ancak O konuya sonra dönerim, Başlı başına bir konu çünkü. Evet, biliyorum. Çalışma mangalarındaki Radyo Dinleler, ilk başta, kurtulacaklarını düşündüler. Ama Ocak ayında, iaşe gönderimi kesiliverdi, çünkü iyice kalabalıklaştılar diye Türküler iaşeyi azaltmıştı, . Radyo En Bursa beş yüz altı yüz kadarı Şurası mı? Evet. İsyan çıkarmalarını önlemek için onları ne vurdular ne de Radyo odalarına gönderdiler, bunların yerine aç bıraktılar onları. Sonra salgın patlak verdi, karahumma benzeri bir hastalık. Radyo Dinleler buradan sağ çıkacaklarına inanmayı bırakmışlardı. Ölüme terk edilmişlerdi. Sinekler gibi bir bir düştüler. Her şey bitmişti. Radyolar Radyo En Bursa İnanmayı bırakmışlardı. Olanlar gayet açıktı Biz ise ısrarcıydık: "Yaşayacaksınız!" Buna neredeyse kendimiz bile inanmıştık. Yeterince yalan söylersiniz, o yalanlara kendiniz de inanıyorsunuz. Evet. Ama bana şöyle cevap vermişlerdi: "Hayır, patron, sonu belli cesetleriz bizler." "Ölüm mevsimi", böyle deniyordu, Radyo En Dinle oldukça kalabalık bir nakliyat geldikten sonra, Şubatında başladı. Tamamen sessizliğe bürünmüştü. Ocak'ın sonralarında, Şubat'ta ve Mart'a girerken iyice sessizleşti. Hiçbir şey yoktu. Bir tren yükü dahi. Bütün kamp bomboştu ve birden açlıktan kırılmaya başlamıştı herkes. Sayı gittikçe arttı. Ve bir gün kıtlık son noktasına ulaştığında, Kurmay Çavuş Kurt Radyolar karşımıza dikildi. Şöyle dedi: "Yarından itibaren, trenler tekrar gelmeye başlayacak." Ağzımızı bıçak açmamıştı. Birbirimizin yüzüne bakmakla yetinmiştik. Ve hepimiz, "Yarın açlık bitecek," diye düşünmüştük. O zaman zarfında, ciddi ciddi ayaklanma çıkarmayı planlıyorduk. Tek isteğimiz ayaklanmaya dek sağ kalmaktı. Selanik'teki bir toplama kampından trenle yük geldi. Bulgaristan'daki, Makedonya'daki Radyo Dinleler’i bindirmişlerdi trene. Zengin insanlardı bunlar: Yolcu vagonları ziynetlerle dolup taşmıştı. Sonra korkunç bir his hâsıl oldu bizde. Hepimizde, kendimde dâhil, bütün arkadaşlarımda. Bir çaresizlik hissiydi bu, bir utanç hissi. Onların yemeğine saldırdığımız için. ‘Detaylardan’ biri bir kasa dolusu bisküvi getirmişti, bir diğeri ise reçel dolu kasa getirdi. Kasaları kasten yere bıraktılar, ağızlarına bisküvi ve reçel tıka tıka birbirinin üzerine çıktı millet. Balkanlardan gelen insan dolu vagonlar sayesinde korkunç bir şeyin farkına vardık: Radyo En Dinle Hit Müzikler fabrikasındaki işçiler bizlerdik ve hayatlarımız tamamen üretim sürecine bağlıydı, ki bu da Hit Müzikler'da kesim süreci demekti. Yeni gelen yüklü trenlerle mi bu farkındalık oluştu? Belki o kadar ani olmamıştı, ama Balkanlardan gelen vagonlarla birlikte durumu bütün çıplaklığıyla kavramıştık. Nasıl peki? Yirmi dört bin kişi, aralarında bir tane bile hasta ve çelimsiz insan yoktu, hepsi de turp gibiydi! onları barakalarımızdan izlediğimizi anımsıyorum. Çoktan soyunmuşlar, bagajları arasında dolanıyorlardı.
Bu Radyoyu Paylaşın :

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Hoşgeldiniz © 2013. Canlı Radyo - Tüm Hakları Sitemize Aittir.
Canlı Radyo Dinle